31 Ağustos 2018 Cuma

Kişnişin Sağlığa Faydaları


Cilt iltihaplanmalarına iyi gelir: Sinel ve linoleik asit kişnişin içerdiği 11 uçucu yağ bileşeninden sadece ikisidir. Bu bileşenler anti romatizmal ve anti artritik özelliklere sahiptir. Böylece şiş gibi durumların hafifletilmesine yardımcı olabilmektedir. Kişnişteki bazı bileşenler vücuttaki fazla suyun idrar yoluyla atılmasını sağlamaktadır. Bu nedenle, böbrek fonksiyonları ya da anemi nedeniyle oluşan şişliği indirmek için etkilidir. Deri iltihabı nedeniyle oluşan cilt problemlerinin de iyileşmesini desteklemektedir.
Kolesterolü düşürür: Kişnişin sahip olduğu linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, stearik asit ve askorbik asit (C vitamini) gibi maddeler kandaki kolesterol seviyelerinin azalmasında oldukça etkilidir. Kalp krizi ve felçlere neden olabilecek ciddi kardiyovasküler rahatsızlıkların oluşma riskini, kötü kolesterol (LDL) birikimi düzeyini engellemeye yardımcı olarak azaltmaktadır. Aynı zamanda hastalıklara karşı savunma oluşturmaya yardımcı olan sağlıklı kolesterol (HDL) düzeylerini yükseltmek için de etkilidir.
Kan basıncına etki eder: Kişniş tüketimi hipertansiyon hastası birçok hastanın kan basıncını azaltmak için pozitif bir etki göstermektedir. Kalsiyum iyonları ve kolinerjik etkileşimi periferal ve merkezi sinir sisteminde nörotransmiter ya da daha yaygın adıyla asetilkolin olarak bilinmektedir. Bu iki madde arasında bir etkileşim olmaktadır; böylece damar gerginliğini rahatlatarak bir dizi hastalığı önleyebilmektedir. 
Kalp sağlığını destekler: Kişnişin kalp sağlığı için sayısız faydası vardır. Kişniş hem kolesterol düzeylerini düşürerek hem de kan basıncını optimize ederek kalp sağlığını desteklemektedir. Aynı zamanda içerdiği antioksidanlar kalp fonksiyonlarının düzgün çalışmasını sağlamaktadır. 
Sindirime yardımcı olur: Eğer hazımsızlık gibi bir durumdan muzdaripseniz kişniş tüketimi size bu konuda yardımcı olabilmektedir. Kişniş midenin fonksiyonlarına yardımcı olabilecek besinlerle doludur. Bu besinler sindirime destek olmaktadır. Sonuç olarak, yemeklerinize eklediğiniz ham kişniş yaprakları sindirim sistemi için yapacağınız en iyi şeylerden biri olabilmektedir.
Enfeksiyonlarla savaşır: Kişniş sahip olduğu uçucu yağlar nedeniyle en az antibiyotik bileşikler kadar çok etkili antimikrobiyal ajanları da bünyesinde barındırmaktadır. Bu bileşikler özellikle taze ve pişmemiş kişniş yaprakları ve özünde bulunmaktadır. Bu yapraklar mantar, bakteri ve maya enfeksiyonlarının tedavisinde de kullanılmaktadır.
Bağışıklık sistemini güçlendirir: Kişniş bitkisel besinler ve vitaminler ile doludur, bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmek için harika bir yoldur. Kendiliğinden sahip olduğu antibakteriyel ve antifungal özellikler nedeniyle enfeksiyonlara karşı korumakla kalmaz aynı zamanda rahatsızlıkları çabuk yenebilmek için destek olur. 
Kanseri önler: Kişniş antioksidan yeteneği sayesinde kanserin tedavisine yardımcı olabilmektedir. Bitkinin kökü ile yapılan ekstrakt üzerine yapılan çalışmalarda, kişnişin DNA hasarı ve kanser hücresi göçünü önleyebildiği, aynı zamanda kanserli hücre ölümüne yardımcı olduğu görülmüştür. 
Ağız sağlığına iyi gelir: Kişnişin sahip olduğu citronelol isimli bileşen antiseptik olarak hizmet vermesiyle bilinmektedir. Ayrıca ağızda oluşan ülser ve yaraların durumunun kötüleşmesini engellemeye yardımcı antimikrobiyal etkiler göstermektedir. Aynı zamanda nefes tazeleyici olmasıyla birlikte iyileşme sürecini de hızlandırmaktadır.
Kansızlığa (anemi) iyi gelir: Kişniş anemi hastaları için yararlı olabilecek miktarda demir içermektedir. Kandaki demir eksikliği kalp çarpıntısı, nefes darlığı, düşük kognitif fonksiyon ve aşırı yorgunluğa yol açabilmektedir. Kişnişte bulunan demir ise kemik sağlığını desteklemekte, enerji artışına yardımcı olmakta ve vücuttaki organların düzgün çalışmasını desteklemektedir. 
Alerjileri tedavi eder: Araştırmalar, kişnişin alerji ve saman nezlesi yoğunluğunu azaltan güçlü bir anti histamin özelliğe sahip olduğunu göstermiştir. Kişniş bitkiler, gıda, böcek alerjisi nedeniyle boğaz bölgesindeki mevcut bezlerde oluşan şişliği azaltmak için oldukça etkilidir. Bu nedenle, kişniş alerjik reaksiyondan etkilenen bölgeye uygulanabilmektedir.
Göz sağlığını destekler: Kişniş antioksidan olduğu kadar görme bozuklukları ve maküler dejenerasyon gibi göz sorunlarının önüne geçen A vitamini ve C vitamini açısından da zengindir. Bazen uzun çalışma saatleri nedeniyle gözlerde yorgunluk yaşanmaktadır. Bu durumlarda vitamin ve mineraller açısından iyi bir kaynak olan kişniş gözümüzün bu stresini azaltır. Ayrıca yaşlanan hastalarda görme bozulması etkilerini tersine çeviren beta-karoten içermektedir. Günlük olarak yemeklere eklenen kişniş göz sağlığına destek olmaktadır.
Menstrüel sorunlarla mücadele eder:  Özellikle genç kızlar normal hormon düzeyi dengesizlikleri nedeniyle yaşanan menstrüel sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu dönemlerde yenilen karbonhidrat ve önemsiz miktardaki besinler bu durumu tetikleyebilmektedir. Bu sağlıksız yiyecekler yerine kişniş tüketimini tercih etmek hormonların üretimini teşvik eden endokrin bezini uyarmakta ve adet döngülerini korumaya yardımcı olmaktadır. 
Stresi azaltır: Günümüz dünyasında birçok kişi endişe ve stresten muzdariptir. Bu durum panik atak ve anksiyete gibi durumları da tetikleyebilmektedir. Kişniş ise sinirleri sakinleştirmekte ve stres semptomlarını azaltmaya yardımcı olmaktadır. B vitamini açısından da zengin olan kişniş zihin için iyi bir destekçidir. 

28 Ağustos 2018 Salı

Biberiye Yağının Faydaları

Biberiye uçucu yağları buhar damıtma yoluyla bitkinin çiçek uçlarından elde edilir. Bu en popüler aromaterapi yağlarından biridir. Bu berrak ve temiz kokulu yağlardan yararlanılarak bitkisel besinler, antioksidanlar ve esansiyel asitler gibi sağlık açısından önemli maddeler elde edilir. Hafıza için çok faydalıdır, solunum yolu hastalıkları ve ağrıların giderilmesi için çok yaygın olarak kullanılmaktadır.
  • Bellek ve zihin faaliyetlerini arttırır. Çok iyi bir zihinsel uyarıcıdır, zihinsel farkındalığı arttırır. Hafızanın konsantrasyonunu arttırmak ve hafızayı geliştirmek için öğrenciler tarafından kullanılır. Aynı zamanda ruh haline katkısı olduğu için öğrenciler sınav zamanlarında stresten uzak kalmak için yaygın olarak kullanmaktadırlar.
  • Alzheimer hastalığını tedavi eder. Yapılan bilimsel çalışmalar biberiye esansiyel yağının alzheimer hastalığı olan kişiler için yararlı olduğunu kanıtlamıştır. Bilişsel işlevi arttırmak yardımcı olmaktadır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir. Biberiye esansiyel yağı enfeksiyon ve diğer hastalıklarla mücadele için güçlü silah antioksidan aktivitesini uyarır. Ayrıca kanser, kalp hastalığı gibi serbest radikallerin neden olduğu hastalıklara mücadeleye katkıda bulunur.
  • Biberiye yağı kokusu boğaz şişliğinin hafifletilmesinde etkili olduğu kanıtlanmıştır ve bu nedenle alerji, soğuk algınlığı, boğaz ağrısı ve grip tedavisinde kullanılır. Antiseptik nitelikli solunum yolu enfeksiyonları biberiye yağı sayesinde tedavi edilebilir.
  • Biberiye yağı, ağrılara iyi gelir. Baş ağrısı, kas ağrıları, romatizma ve artrit tedavisinde biberiye yağının faydaları çok fazladır. Bu yağ etkilenen bölgeyi masaj şeklinde uygulandığında burkulma ve ona benzer vakalarda bile etkili olabilir. Ayrıca masaj yağı olarak kullanılır veya banyoda seyreltilmiş olarak kullanıldığında kramplara, ağrılara ve spazmlara, boyun, romatizma diğer ağrılara iyi gelir.
  • Biberiye yağı diş sağlığı içinde faydalıdır. Kötü nefes kokularını giderir. Gargara yapılarak diş etleri sorunlarından ve kötü nefes kokusundan kurtulabilirsiniz.
  • Biberiye yağı cilt ve saç sağlığı için de inanılmaz katkılar sağlayabilir. Demir, kalsiyum, vitamin ve antioksidanlar gibi geniş bir dizi besinler içerdiğinden bütün cilt tipleri için faydalıdır. Bu yüzden cilt bakım, temizlik, sabun, yüz maskeleri, toner ve kremlerde yaygın olarak kullanılan bir bitkidir.Cildi gençleştirir, aknelerle mücadele eder. Ciltte meydana gelen yaşlanmayı yavaşlatabilir. Deri enfeksiyonlarına karşı etkilidir. Kronik cilt hastalıklarına karşı etkili olabilir. Biberiye yağı aynı şekilde saç sağlığı için de önemli katkılarda bulunur. Maksimum fayda sağlamak için hindistan cevizi, zeytin ya da badem yağı gibi taşıyıcı sıvı yağlar kullanılabilir. Saçların rengini koyulaştırır, kepek sorununu çözer, dökülme problemlerini giderebilir.
  • Biberiye Yağı Nasıl Kullanılır: Biberiye yağı özellikle cilt ve saç sağlığı için çok faydalıdır. Kronik cilt hastalıklarını bile tedavi edebilir. Biberiye yağından maksimum derecede fayda elde etmek için içerisine iyice badem, hindistan cevizi, hakiki zeytin yağı katarak cildin etkilenen kısmına masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Kas ve romatizma ağrılarına iyi geldiği için kas ağrılarını gidermek için de kullanabilirsiniz.

Anason Çayının Faydaları



  1. Anason hastalık nedeniyle oluşan spazmlara, kramplara, öksürüğe, ağrıya, ishale, sinir krizlerine ve havaleye oldukça yardımcı doğal bir bitkidir.
  2. Anason kalsiyum, demir, bakır, potasyum, çinko ve magnezyum gibi mineraller açısından oldukça zengindir. Özellikle potasyum vücut sıvılarını kontrolüne, kalp ritmine ve kan basıncına yardımcı olan hücrelerin temel taşını oluşturmaktır.
  3. Sahip olduğu bakır, hücre solunumunda önemli rol oynayan hayati enzimler içerir. Bu özellikle kırmızı kan hücrelerinin üretimi için çok önemlidir.
  4. Anason yağı uyuşturucu ve sakinleştirici bir özelliğe sahiptir. Sara ve histerik nöbetlerde yaşanan dolaşım, solunum ve sinirin yanıt vermemesi gibi durumlarda sakinleştirici rolü görür. Sinir krizlerini, kasılmaları ve şiddetli reaksiyonları yatıştırır.
  5. İçerdiği antiseptik özelliğin enfeksiyon ve mikrop kapmanın engellemesinde önemli bir etkisi vardır, bu da yaraların hızlı iyileşmesini sağlar.
  6. Kan dolaşımını hızlandırarak romatizma ve eklem iltihabı nedeniyle oluşan ağrıların büyük ölçüde rahatlamasını sağlar.
  7. Çoğunlukla sindirimi destekleyici özelliğinden faydalanılmaktadır, ağır yemek sonrası oluşan hazımsızlığı ortadan kaldırmaktadır.
  8. Sinir krizleri, stres, depresyon, aşırı sinirlilik durumu gibi psikolojik sorunlar için yatıştırıcı özelliğiyle yardımcı olur.
  9. Antibakteriyel ve antimikrobiyal özelliği sayesinde ağız temizliğine yardımcı olur. Kötü koku ve ağız iltihabı gibi durumlarla savaşır.
  10. Hem kadın hem de erkek için libido arttırıcı özelliği taşır. Adet ağrılarını azaltmaya, adet düzenlemeye, kalp ve damar fonksiyonlarına, cinsel isteksizliğe ve güçsüzlüğe oldukça yardımcıdır.
  11. Uyarıcı özelliği sayesinde tüm metabolizmayı uyararak enzim ve hormonların salgılanmasını destekler. Ayrıca sinir sistemine etki ederek beynin uyanık ve daha aktif olmasını sağlar.
  12. Anasonun yağı şiddetli öksürük ve balgam sorunu için faydalıdır. Öksürük nedeniyle göğüste oluşan ağırlığı rahatlatır. Nefes darlığı, astım, bronşit, nefes tıkanıklığı gibi solunum düzensizlikleri için oldukça faydalıdır. 
  13. Ağız için antiseptik: Anason çayını içmek ağız sağlığı için oldukça yararlıdır. Ayrıca, gargara olarak tüketmekte antiseptik bir görev görmesini sağlamaktadır. Çünkü anason çayı birçok antibakteriyel niteliklere sahiptir. Sahip olduğu meyan kökü kokusu sadece tadını etkilemez aynı zamanda ağzı temiz ve ferah tutar.
  14. Mide rahatsızlıkları için: Anason çayı içmenin diğer bir faydası ise midede şişkinlik, bulantı ve kramp sorunlarına iyi gelmesidir. Çayla beraber vücuda alınan anason yağları iştah arttırıcı özellikler sağlarken diğer yandan sindirim sistemi fonksiyonlarına yardımcı olmaktadır. 

Yer Elmasının Faydaları



Yer elmasının faydaları, yer elması bileşikgiller familyasına ait, anavatanı Kuzey Amerika'dır. Ancak Avrupa ve Türkiye'de de üretimi yapılmaktadır. Adından dolayı bir meyve olarak görülse de aslında yer elması bir sebzedir. Zeytinyağlı yemeği ve salata şeklinde hazırlanabilmektedir. Tıpkı patates ve havuç gibi toprak altından çıkartılmaktadır.
Çok faydalı bir besin olmasına rağmen çoğu mutfakta kullanılmayan, şifalarından yararlanılamayan bir besindir. Besleyici özelliği oldukça yüksek olan yer elması kalori bakımından da oldukça düşük bir içeriğe sahiptir. Bu özelliği ile diyet listelerinde sağlıklı bir besin olarak tüketilebilir. Lif yönünden yüksek bir içeriğe sahip olan yer elması yağ bakımından oldukça düşüktür. Tıpkı patatese benzeyen yer elması kabukları soyularak çiğ olarak ya da yemeği yapılarak tüketilebilir.
Sade bir lezzete sahip olan yer elması kolesterol ve tansiyonu düşürmek için kullanılabilecek ideal bir besindir. Buhar yöntemi ile pişirilerek sofraları süsleyen yer elması market ve pazarlardan kolaylıkla temin edilebilir. Yer elmasının faydaları nelerdir, gelin hep beraber göz atalım.
Yer Elmasının Faydaları
  • A ve B vitamini yönünden oldukça zengin bir içeriğe sahiptir.
  • Cildin güzelleşmesi ve daha parlak olmasına yardımcı olur.
  • Besleyici olduğu için vücut direncini arttırıcı etkisi vardır.
  • İçeriğinde bulunan maddeler ile anemi hastalığına karşı iyi gelir.
  • Saçların daha canlı ve güçlü olmasını sağlar.
  • Kalbi güçlendirici etkisi vardır.
  • Böbreklerin daha aktif çalışmasını sağlar.
  • Göğsü yumuşatarak, öksürüğü kesici etkisi vardır.
  • Pankreas, böbrek ve safranın daha aktif çalışmasını sağlar.
  • Hazımsızlık ve kabızlığa karşı iyi gelir. Bu özelliği ile sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri vardır.
  • Kilo problemi olanlar gönül rahatlığı ile yer elmasını diyet listelerine ekleyebilir.
  • Tok kalma sürecini uzatarak kan şekerinin dengelenmesinde faydalıdır.
  • Hafif yemekler ile beslenmesi gereken kişiler yer elmasını öğünlerinde tercih edebilir.
  • Diyabet hastaları şekersiz bir besin olduğu için beslenme programına ekleyebilir.
  • Yeni doğum yapanlar için şifalı bir bitkidir. Ayrıca bebek emziren anneler de yer elmasını beslenme programına ekleyebilir. Çünkü yer elmasının anne sütünü arttırıcı etkisi vardır.
  • Açık yaraların daha kolay iyileşmesini sağlar.
  • Haşlanarak lapa haline getirilen yer elması vücutta oluşan şişliklere karşı kullanılabilir.
  • Stresi ve yorgunluğu giderici etkisi vardır.
  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek bağışıklığa bağlı gelişen hastalıklara yakalanma olasılığını azaltır.
  • Halsizliğe karşı iyi gelir.
  • Cinsel arzuyu arttıran etkisi vardır.
  • İdrar söktürücü özelliğinden yararlanılabilir.
  • Diz, kas ve eklem ağrılarına karşı iyi gelir.
  • Romatizmaya bağlı gelişen ağrıları hafifletici etkisi vardır.
  • Mide ağrılarına ve sorunlarına karşı faydalıdır.
Kaynak: faydalar.gen.tr

Rezene Tohumunun Faydaları


Rezene tohumunun faydaları anlatmakla bitmez. Birçok açıdan rezenenin kendisinden daha faydalı diyebiliriz. Bunun en önemli sebebi çok fazla miktarda kalsiyum, demir, magnezyum, bakır içermesidir. Bunların yanında sodyum, potasyum ve diğer maddeleri de çok fazla içermesidir. Ayrıca A vitamini deposudur ve çok iyi derecede C vitamini içermektedir.
  • Rezene tohumu inanılmaz derecede etkili bir antioksidandır. Serbest radikalleri ve mikropları kırıp geçiriyor desek abartı olmaz. Başta kanser olmak üzere birçok hastalıktan koruduğu gibi, bazı hastalıkları tedavi edebilen çok güçlü bir şifa kaynağıdır.
  • Rezene tohumu cilt hastalıkları için çok etkilidir. Cilt ve deride meydana gelen enfeksiyon sorunu çözer, mantar, akne, siyah lekelere karşı etkili bir şekilde mücadele eder ve sorunları ortadan kaldırır.
  • Rezene tohumu kanser hastalığından korurKansere neden olan serbest radikallerin başlıca düşmanıdır. İnanılmaz bir koruyucu özelliği yanında mikrop ve virüsleri ortadan kaldıran mücadeleci bir yapısı vardır.
  • Rezene tohumu sindirim sistemine çok iyi gelir. Mideye ve bağırsaklara büyük katkı sağlar. Bağırsaklarda bulunan parazitleri ortadan kaldırır ve faydalı bakterilerin artmasını sağlar.
  • Rezene tohumu kalp ve damar sağlığı için de çok önemli bir bitkidir. Çok güçlü bir antioksidan olması kanı zararlı maddelerden ve mikroplardan temizlemesine yardımcı olur. Kan akışını hızlandırır ve böylece damarların tıkanmasına neden olan unsurları ortadan kaldırır. Bu aynı zamanda dolaylı olarak kalp sağlığına etki eder. Sağlıklı bir şekilde çalışan damarlarda istenilen sirkülasyonu kolay bir şekilde sağlayan kalp yorulmaz ve böylece kalp hastalıklarına yakalanmaz. Bütün bunları rezene tohumu sayesinde kalp daha kolay ve sağlıklı bir şekilde yapabilir.
  • Rezene tohumunun doğal antibiyotik özelliği bütün organlar için faydalıdır. Kan aracılığı ile vücudun en ücra köşelerine bile ulaşarak oraları kendilerine mesken tutan serbest radikalleri ortadan kaldırır ve vücut dışına atar. Böylece çok geniş bir alanda savunma sistemini korur ve olası hastalıklara karşı güçlendirir.
  • Göz sağlığı için bulunmaz bir şifa kaynağıdır. Göz etrafında meydana gelen enfeksiyon hastalıklarını kısa sürede giderir, gözü kuvvetlendirir ve hatta görme yeteneğine katkıda bulunur. Eğer görme problemi yaşıyor iseniz, bir çay kaşığı rezene tohumunu bir bardak su ile kaynatın ve ılık halde bir pamukla gözünüzü kapatarak üzerine koyun. Bu uygulama sonucunda görme yeteneğinizin arttığını göreceksiniz. En fazla bir hafta ve günde 3 kere uygulamalısınız.
  • Rezene tohumu ağız sağlığı için de önemli bir şifa kaynağıdır. Suda kaynatılarak ağızda gargara yapılabilir. Bu uygulama ağızda bulunan mikrop ve parazitleri öldürür.
  • Rezenenin DNA’ları bile onardığına dair söylemler vardır. Bazı uzmanlar ise rezenenin DNA’ya zarar verdiğini söylemektedir. Rezene de DNA’lara etki eden nadir besin kaynaklarından bir tanesidir.
  • Rezene tohumunun saçlara da birçok faydasının olduğunu söyleyebiliriz. Rezene, kepek sorunu giderir, saçları kuvvetlendirir ve kafa derisi sağlığını korur.
  • Saç dökülmesini ve saçlarda meydana gelen kırılmalara büyük ölçüde engel olur.

Rezene Tohumu Cilt Toniği:  Bir avuç rezene tohumu alın ve kaynar su ekleyin. 7 ila 10 dakika kaynatın. Suyun rengi rezene tohumunun rengini alana kadar. Daha sonra soğumaya bırakın. Hazırladığınız bu karışıma birkaç damla hakiki sıvı yağ ekleyin ve gün boyunca bir pamukla cildinize uygulayın. Bu uygulama taze ve sağlıklı bir cilt sahibi olmanıza büyük ölçüde yardımcı olacaktır. Bu uygulama aynı zamanda cilt temizliğini de sağlar.
Cilt İçin Rezene Tohumu Buharı: 1 litre suya bir yemek kaşığı rezene tohumu ekleyin ve başınızı bir havluyla yüzünüz açık bir şekilde kapatarak yüzünüzü buhara tutun.  Bunu 5-10 dakika yapın ama dikkat edin çok fazla yaklaşarak cildinizi sıcak buhardan etkilenmesine izin vermeyin. Bu uygulama cildinizdeki gözeneklerin açılmasını sağlayacaktır. Sağlıklı ve parlak bir cildi bu şekilde elde edebilirsiniz. Bu uygulamayı haftada en fazla 2 kere yapın.
Rezene Tohumu Yüz Maskesi: Bir fincan kaynar suya bir yemek kaşığı rezene tohumu ekleyin ve daha sonra bu karışıma birer yemek kaşığı yulaf ve hakiki bal katın. Hamur haline getirdiğiniz karışımı yüzünüze uygulayın. 20 dakika sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Pürüzsüz ve sağlıklı bir cilt isteyen okuyucularımızın bu formülü not etmelerini tavsiye ediyoruz.
Saçlar İçin Rezene Tohumu Nasıl Kullanılır? Yazıda saç bakımı için de rezene tohumunun önemli bir besin kaynağı olduğunu söylemiştik. Şimdi sağlıklı saçlar için rezene tohumunu nasıl kullanacağımıza bakalım:
3 yemek kaşığı rezene tohumunu havanda iyice ezin. İki büyük bardak suyu, ezdiğiniz rezene tohumu tozuna ekleyin ve kaynatın. En az 15 dakika kaynadığına emin olun. Daha sonra bu karışımla saçlarınızı iyice yıkayın.
Bunun yanında kafa derisinde meydana gelen kaşıntılara son vermek için aynı karışıma 1 çay kaşığı elma sirkesi ve çok az bir miktar gliserin ekleyebilirsiniz.

Pazının Sağlığa Faydaları



  • Harika bir C ve K vitamini kaynağıdır.
  • Vücuttaki demir eksikliğini önler.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır.
  • Beyne fayda sağlar. Ayrıca çağımızın rahatsızlığı alzheimer hastalığına da iyi gelir.
  • Kan basıncını kontrol etmeye yardım eder.
  • Sinir sistemi sağlığını korur.
  • Mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • Sindirim sistemini rahatlatır. Hazımsızlığı önler.
  • Kan şekerini düzenler.
  • Öksürüğe iyi gelerek öksürün geçmesine fayda sağlar.
  • İdrar söktürücü özelliği vardır.
  • Sistit yani idrar yolu iltihabı sebebiyle idrar yollarında oluşan yanmaları azaltır.
  • Kansızlığa iyi gelerek anemi rahatsızlığına fayda sağlar. Kırmızı kan hücrelerinin üretimini teşvik eder.
  • Halsizlik ve bitkinliğe iyi gelir. Yorgunluğa yarar sağlar.
  • Dalak ve böbreklerdeki ağrıların geçmesine yardım eder.
  • Kan pıhtılaşmasını teşvik ettiği için vücutta oluşacak morarma ve kanamaları önler.
  • İştah açıcı özelliği vardır.
  • Tansiyonu dengeler.
  • Stres ve depresyona karşı iyi gelir.
  • Kalp krizi ve felç geçirme riskini azaltır.

PAZI İLE ŞEKER HASTALIĞINA KARŞI KORUNUN!

Diyabet günümüzde birçok kişinin yakındığı bir hastalık haline gelmiştir. Şeker hastalığı bulunan kişiler her şeyi yiyemez, yediklerine dikkat etmek zorundadır. Diyabet riski altında olan yada diyabet hastalığı olan kişiler rahatlıkla pazı tüketebilir. Bu şifalı sebze kan şekeri seviyesini düzenlemeye yardım eden siringik asit ve lifler içerir. Diyabet riski altındaysanız yada şeker hastalığınız varsa mutlaka bol bol yeşil yapraklı sebzeler tüketmelisiniz.

KEMİKLERİ KORUR!

Önemli miktarda kalsiyum, magnezyum ve K vitamini içerir. Bu sebeple kemik sağlığını koruyan bir bitkidir. Kemikleri güçlendirir. Kemiklerin büyüme ve gelişimine yardım eder. Ayrıca dişlerin güçlenmesini de sağlar.

ANTİKANSER ÖZELLİĞİ VARDIR!

Birçok yeşil yapraklı sebze gibi antioksidan özelliği olan bir sebzedir. İçerdiği antioksidanlar sayesinde antikanser özelliği vardır. Yani kansere karşı koruyucudur. Özellikle kolon kanserini önlemeye yardım eder. Kanserden korunmak için bu şifalı sebzeyi tüketebilirsiniz.

PAZI HEMOROİDE KARŞI DA FAYDALI!

Basur rahatsızlığına karşı çözüm arıyorsanız mutlaka pazıyı deneyip kullanabilirsiniz. Pazı haşlanarak lapası hazırlanarak basur memelerinin üzerine konursa hemoroid yani basur için fayda sağlar. Aynı zamanda vücuttaki deri hastalıklarına ve şişliğe de iyi gelir.

GÖZ SAĞLIĞINI KORUR!

Yüksek miktarda beta karoten içerir. Bunun sonucunda göz sağlığını korumaya yardım eder. Glokom, gece körlüğü gibi göz rahatsızlıklarına iyi gelir.



Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir. 

Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !

Pancarın Sağlığa Faydaları



Şimdiye kadar pancarla ilgili olarak yapılan araştırmalar, pancarın kalp hastalıklarına, hipertansiyona ve hatta kan şekeri seviyesinin düzelmesine faydalı olduğunu ortaya koymuştur. Ham pancarın harika bir besin kaynağı olduğu ve kandaki oksijen seviyesini arttırdığı düşünülmektedir.
Pancarın sağlık açısından faydaları bu kadarla değil, pancar güçlü antioksidan, anti-enflamatuar ve mantar öldürücü özellikler içerdiği için gut, safra kesesi tedavisinde kullanılmaktadır. Bunların dışında mide asidi seviyesini dengeler ve kolesterolü düşüren bileşenlerin başında olan homosistein içermektedir.
Şimdi detaylı olarak pancarın tıbbi olarak sağlık açısından faydalarına bakalım ve hangi hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini inceleyelim.
Pancar Artrit Hastalığına İyi Gelir: Pancar çok yüksek miktarda kalsiyum emilimini engelleyebilir, eklem ve dokuların etrafındaki birikimden kaynaklanan artriti önleyebilir. Yüksek miktarda alkalin içeren pancar suyu buradaki birikintilerin ortadan kalkmasına yardımcı olur.
Pancar Anemiye İyi Gelir: Anemi kanda hemoglobin düzeyinin düşük olmasıyla ilgilidir. Pancar fosfor, magnezyum, potasyum, kalsiyum, iyot, bakır, yağlar ve B1, B2, B6 ve P vitaminleri açısından oldukça zengindir. Bunun yanında niasin açısından da zengindir. Dolayısı ile bütün bu vitamin ve mineraller anemi hastalığının giderilmesine yardımcı olur.
Demans Hastalığını Tedavi Edebilir: Demans hastalığı yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan bir çeşit unutkanlık hastalığıdır. Hastalık ilerledikçe kişi normal rutin şeyleri bile yapmayı unutur. Pancarın bu hastalığı tedavi ettiği düşünülmektedir. Bu konuyla ilgili olarak Wake Forest Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma ham pancar suyu tüketiminin beyinde oksijen oranını arttırdığını ortaya koymuştur. Wake Forest Üniversitesi Daniel Kim-Shapiro ve Translational Bilim Merkezi pancar suyunun beyindeki oksijen sürkilasyonunu ciddi anlamda arttırdığını ortaya koymuştur.
Pancar Diyabete İyi Gelir: Pancarın içerdiği alfa lipoik asit glikoz düzeyini düşürmeye yardımcı olan ve insülin duyarlılığını arttıran bir çeşit antioksidandır. Pancarın bu özelliği strese dayalı diyabet dalgalanmalarının engellenmesine yardımcı olur. Bununla alakalı yapılan çalışmalar, bu antioksidanın diyabet hastalığı ile mücadele eden kişilerde periferik ve otonom nöropati gibi koşulların oluşmaması için yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.
Pancarın Enflamasyona Faydaları: Pancar kolin içermektedir. Çok önemli bir besin olan kolin, kas hareketi, bellek, zihinsel işlevler ve uykusuzluk problemleriyle mücadelede yardımcı olur. Bunun yanında hücre zarı yapısını korumak, sinir impulslarının iletişimini  kolaylaştırmak, yağ emiliminine yardımcı olmak ve enflamasyonu azaltmak için yardımcı olduğu bilinmektedir.
Pancar Kan Basıncını Düşürür: Pancar hipertansiyonu azaltabilir hatta önleyebilir. Pancar nitrik oksitlere dönüşebilen nitratlar içermektedir. Nitrik oksit kan damarlarının genişlemesini sağlayan ve hayati önem taşıyan bir bileşendir. Bu özelliği sayesinde kan akışını arttırır ve kan basıncının düşmesine yardımcı olur.
Pancar Dayanıklılığı Arttırır: Sporcuların tükettiği besinlerin başında gelen pancar dayanıklılığı arttırmaya yardımcı olur.  Egzersiz yaparken çiğ pancar suyu kaslardaki oksijen sürkilasyonunun artmasını sağlar. Bunun yanında solunum yolu hastalıkları ile mücadele eden insanlarda da bu konuda yardımcı olur. Solunum yolu kaslarının dayanıklılığını arttırmaya yardımcı olur.
Pancar Kansere Karşıdır: Kanser hastalıklarının en önemli nedeni serbest radikallerdir fakat bunlar dışında başka nedenlerden de kaynaklanan kanser vakaları vardır. Pancar anti kanser özellikleri ile tanınır ve birçok kanser çeşidine yakalanmamak için bünyenin direncini arttırır. Pancarın içerdiği anti kanserojen bitkisel besinler kanserle mücadelede yardımcı olabilir hatta kansere yakalanmayı önleyebilir. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, pancar özünün çoklu organ tümörlerine engel olduğunu ortaya koymuştur. Meme, prostat ve pankreas kanserini tedavi etmek için pancar menşeli ilaçlar üzerinde çalışılmaktadır.
Pancar Kalp Hastalığına İyi Gelir: Pancar kalp hastalıklarını önlemekle tanınır. Pancarın içerdiği nitrik oksitin rahatlatıcı ve kan damarlarını genişletici özelliği vardır. Bu bileşenler kan ve damar sağlığı için hayati önem taşımaktadır. Bu özelliğinden dolayı genel anlamda pancar kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
Damar Sertliğine Karşı Pancar: Pancarın içerdiği nitrik oksit yukarıda belirttiğimiz gibi kan damarlarının genişlemesine ve kan akışının hızlanmasına ciddi anlamda katkıda bulunmaktadır. Bu durum arteryoskleroz gibi arteri hastalıklar için etkili bir önlem olur. Pancar, böylece damar sertliğine neden olan unsurların ortadan kalkması için etkili bir rol üstlenmiş olur.
Pancarın Diğer Faydaları: Pancar varis hastalığı ve bazı göz hastalıklarının önlenmesine de ciddi anlamda yardımcı olabilmektedir. Bunun yanında yapılan birçok araştırma kabızlık sorunun giderilmesi ve ateş düşürücü özelliğinin olduğu yönünde umut verici bilimsel araştırmalar sonucu vardır. Pancarın ayrıca cilt ve saç sağlığına birçok faydasının olduğu bilinmektedir. Pancarın sağlığımıza katkıları modern tıbbın hala araştırma konusudur ve bu araştırmalara devam etmektedir.
Kaynak: acil.net

Kuzukulağının Sağlığa Faydaları Zararları



Geleneksel kullanımda daha çok lapası, çıban ve yaraların iyileşmesi için kullanılır. Kuzukulağı bitkisinin kanı temizlediği bilinmektedir.
Tıbbi bir tavsiye olmamakla birlikte, tohumlarının anne sütünü arttırdığına dair literatürden gelen bilgiler vardır.
C vitamini yönünden de oldukça zengin bir bitki olduğundan C vitamini eksikliği için ve C vitaminine bağlı diş çekilmelerinde, iskorbüt hastalığında kullanılabilir.
Ayrıca yapılan bazı araştırmalarda; kuzukulağı otu’nun zengin antikoksidan içeriği nedeniyle, kanseri önlemede etkili ve gelecek yıllarda oldukça popüler bir bitki olabileceğini ortaya koymuştur.

Son olarak, 2012 yılında, Macaristan’da yapılan bir çalışmanın sonucunda, kuzukulağı ve kuzukulağı familyasından bir dizi bitkinin kanser hücrelerinin oluşmasını ve oluşan kanser hücrelerinin önemli bir bölümünün büyümesini durdurduğu ortaya konmuştur. ( Büyümenin % 50 durdurulduğu belirtilmiştir. )
Bilinen diğer Faydaları:
İdrar söktürücü
Yüksek ateş ve iltihap düşürücü
Bağırsak parazitlerini düşürücü
Kan şekerinin normal düzeylerde korunmasında yardımcı
Egzama, herpes ve kaşıntılı döküntüleri için topikal ilaç olarak sıralanabilir.

Kuzukulağı Zararları Neler?

Çiğ olarak aşırı tüketilmemesi gerekmektedir makul ölçülerde tüketilmesi gerekmektedir.
Kuzukulağı bitkisi; romatizma hastaları, gut hastaları tarafından kullanılmaması önerilmektedir. Aynı zamanda içeridiği oksalik asit nedeni ile böbrek taşı oluşumunu hızlandırabileceğinden ciddi böbrek rahatsızlığı bulunanlar tarafından tüketilmemesi tavsiye edilmektedir. Bunun yanında aşırı tüketimi; mide iltihaplanması, kusma, kalp sorunları gibi sorunlara neden olacağından makul ölçülerde tüketilmesi gereken bir bitkidir.
Uyarı: Hamile ve emziren bayanların dikkatli tüketmeleri gerekmektedir. Bu yazı; tıbbi bir tavsiye olmamakla birlikte bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır.
Kaynak: 1organik.com


Kara Lahananın Sağlığa Faydaları




C vitamini 
Karalahana
C vitamini açısından zengin bir kaynaktır. En iyi antioksidan olarak C vitamini, erken yaşlanmanın temel nedenlerinden biri olan vücudunuzdaki serbest radikalleri azaltır. Ayrıca hücrelerin aşınma ve yıpranmasını engeller. Bu nedenle Karalahana; kalp problemleri, ülser, bazı kanserler, depresyon, bağışıklık sistemi ve soğuk algınlığı tedavisinde vücudun savunmasında etkin rol oynar. Ayrıca yara ve hasarlı dokular için iyileşme sürecini hızlandırır. Lif Yetersiz lif tüketimi kabızlığa neden olmaktadır. Buna bağlı olarak hazımsız , gastrointestinal kanserler, mide ülseri, iştah kaybı gibi problemler ortaya çıkabilmektedir. Karalahana zengin lif içeriği ile bağırsakları harekete geçirerek kabızlık ve diğer sindirim sistemi problemlerine iyi gelir.

Kükürt Karalahana kükürt mineralinden zengindir. Kükürt enfeksiyonlara karşı vücudun savunmasında etkili rol oynar. Ayrıca yaraların iyileşmesine büyük oranda yardımcıdır. Ülserin etkilerini ve şiddetini azaltıcı özelliği bulunmaktadır.

E vitamini Kalp hastalığı, katarakt ve çeşitli kanserlere karşı koruyucudur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kasları onarır. Toksik maddelerin etkisinden korur. A vitamininin emilmesine yardımcıdır. Oksijen kullanımında artış sağlayarak solunuma yardımcı olur . Kırmızı kan hücre yapımına katkıda bulunarak kansızlığı önler. Hava kirliliğine karşı korur. Kansızlığı önler. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Karaciğerin vücuda giren zehirli maddelerin etkisini gidermesinde rol alır. Kanın pıhtılaşmasına yardımcı olur. Demirin vücutta depolanması ve kullanılmasında rol oynar. Bazı kanserlerden korunmada rol oynar.

Kanser ve karalahana

Karalahana içeriğindeki “lupeol, sinigrin ve sülforafan“ gibi anti-kanser bileşiklerinin enzim aktivitesini uyararak tümörlerin büyümesini inhibe ettiği bilinmektedir. Çinli kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmada, diyete düzenli olarak Karalahana gibi sebzeler eklendiğinde meme kanserinde önemli bir azalma görülmüştür. Karalahana içeriğindeki “glutamin” güçlü bir anti-inflamatuar ajandır. Bu nedenle Karalahana alerji, eklem ağrısı, ateş ve çeşitli hastalıklarda enfeksiyon ve tahrişi önlemeye yardımcıdır.

Göz sağlığı ve karalahana

Lahana zengin bir “beta-karoten” kaynağıdır. Beta-karoten göz sağlığı için oldukça önemlidir. Bu nedenle karalahana, yaşlandıkça artan makula (gözün arka kısmındaki retina tabakası) dejenerasyonunu önleyerek katarakt oluşumunu geciktirmeye yardımcıdır. Beta-karoten ayrı zamanda anti-kanserojen etkisiyle prostat kanseri riskini düşürmede olumlu etkiye sahiptir. Karalahana kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi minerallerin iyi bir kaynağıdır. Bu üç temel mineral kemik yapısının korunmasını sağlayarak, osteoporoz ve kemik erimesi gibi hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynar.

Erken yaşlanmayı önleyici

Karalahanaki potasyum , vazadilatör etkisiyle kan damarlarını açarak, kanın akışını kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle kalp krizi ve felç riskini azaltmaktadır. Yüksek kan basıncına karşı koruyucu etki göstermektedir. Antioksidan özelliğiyle cilt sağlığını koruyarak erken yaşlanmayı önler. Yaraların iyileşmesini kolaylaştırır. Kırışıklığa, deride renk değişikliklerine ve noktalara sebep olan serbest radikalleri önleyici özelliktedir.

Lahana ile detoksifikasyon

Lahana romatizma, gut, artrit, böbrek taşı, cilt hastalıkları ve egzama gibi problemlere yol açan toksinleri, serbest radikalleri, yüksek ürik asiti yok ederek kanı temizler. Yani çok iyi bir detoks özelliği vardır. İçeriğindeki C vitamini ve kükürt sayesinde bu detoks özelliğini göstermektedir. Diğer turpgiller gibi karalahana özellikle de kök kısımları iyodun emilimini azalttığı için guatr hastalarının kullanmamasında fayda vardır.

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Baklanın Sağlığa Faydaları



Böbrek ve idrar yollarının daha verimli çalışmasını sağlar. Rahim akıntısı ve iltihabına, romatizma ve ura iyi gelmektedir. Göz nezlesinin tedavi edilmesine ve vücuttaki lekelerin giderilmesinde de kullanılmaktadır. Bununla beraber favizmin bakladan kaynaklanan bir hastalık olduğu göz önüne alınmalıdır. Baklanın tüketilmesinin ardından meydana gelen ve vücuttaki alyuvarların parçalanması ile kansızlık meydana gelir. Ölümlere bile neden olabilen bu hastalığın belirtileri koyu renk idrar ve gözlerin beyaz kısmında oluşan sarılıktır. Bu belirtilen oluşması durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bakla bilinçli olarak tüketilmesi gereken bir besin maddesidir. Mümkün olduğunca hazırlandığı gün tüketilmesi önerilen bakla ertesi gün tüketildiğinde karaciğeri yorabilmektedir. Bununla birlikte bakla 1 ile 7 yaş arasındaki çocukların da fazla tüketimi için uygun olmadığından yemek listelerinde sık sık yer verilmemesi uzmanlar tarafından önerilmektedir.
Baklanın Böbreklere Faydaları: Böbreklerin fonksiyonlarını düzenleyerek verimli çalışmalarını destekler. Böbreklerdeki kumun atılımını kolaylaştırır. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkili olup idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olmaktadır. Kabızlığın giderilmesinde, hemoroidin tedavisi aşamalarında da fayda göstermektedir.
Baklanın Bağışıklık Sistemine Faydaları: Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklar bağışıklık sisteminin zayıf olmasından kaynaklanabilmektedir. Bu durumda en iyi çözüm ise bağışıklık sistemini güçlendiren gıdaların tüketimine ağırlık verilmesidir ki bakla da bu gıdalar arasında kendisine önemli bir yer bulmaktadır. Vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Yine üst solunum yollarını korur. Öksürüğün tedavisi ile balgam söktürücü özelliği bulunmaktadır.
Baklanın Kalp Sağlığına Faydaları: İçeriğinde bol miktarda bulunan A ve C vitaminleri kalp dostudur ve kalp sağlığının korunmasında etkili rol üstlenmektedir. Kalbin ve kalp damarlarının korunmasında, damarlardaki tıkanıklıkların giderilmesinde etkilidir. Kanın pıhtılaşmasının önüne geçen bakla çok sık tüketilmemesi gereken bir gıdadır. Kötü kolesterolü düşürerek iyi kolesterolü yükseltir bu da kalp sağlığının korunmasına yardımcı olur.
Baklanın Parkinson Hastalığına Faydaları: Günümüzde hızla yayılan ve görülme sıklığı artan parkinson hastalığı genetik olabileceği gibi nedeni henüz belirlenemeyen sebeplerden de ortaya çıkabilmektedir. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda parkinson hastalığının önüne geçmek de mümkün olabilmekte ya da etkilerinin azaltılması mümkün olabilmektedir. Bakla içerdiği demir, fosfor ve magnezyum ile parkinson hastalığına sebep olan genlerin artmasını engellemekte bu da bu hastalığa yakalanma riskinin önüne geçmektedir. Ayrıca parkinson hastalığı ile mücadele eden kişilerin de sinir sistemlerini güçlendirerek hastalığın etkilerinin azaltılmasına yardımcı olmaktadır.
Baklanın Deri Hastalıklarına Faydaları: Bakla sadece yenilerek değil lapa olarak da cilt hastalıklarının tedavisinde etkili olabilmektedir. Baklanın haşlanmak sureti ile hazırlanan lapası deride meydana gelen rahatsızlıkların üzerine uygulanması sonucu deri hastalılarının tedavisini hızlandırmaktadır.
Bakla Göz Sağlığını Korur: Bazı göz hastalıkları yaşlanmayla birlikte ortaya çıkar. Bünye zayıf düşmeye başladığında yetersiz mineral ve besinlerden kaynaklanan göz hastalıkları özellikle yaşlılık döneminde kişileri tehdit etmeye başlar. Bol miktarda lutein içeren bakla yaşlanma döneminde ortaya çıkması muhtemel göz hastalıklarından korur.
Bakla Kan Şekerini Düzenler: Baklanın diğer önemli bir özelliği kan şekerini sağlıklı seviyede tutmasıdır. Bunun yanında kötü kolesterolü de dengeleyerek kalp ve damar sağlığına olan faydasını arttırır. Bu özelliği aynı zamanda inme ve felç vakalarına yakalanma riskini de azaltır.
Bağırsakları Çalıştırır: Bakla genel anlamda sindirim sistemi için çok faydalı olan lifler içermektedir. Lifler ayrıca bağırsak hareketlerinin artmasını sağlar. Böylece özellikle kolon kanseri başta olmak üzere bağırsak ve sindirim sistemini tehdit eden hastalıklardan korur. Kabızlık gibi sorunları giderebilir.
Anemi Hastalığına İyi Gelir: Bakla bol miktarda demir ve kalsiyum içermektedir. Demir eksikliği anemi hastalığına neden olan en önemli nedenlerin başında geldiği için düzenli bakla tüketimi anemi hastalığına yakalanma riskini azaltır. Ayrıca bol miktarda kalsiyum içeren bakla kemik sağlığını korumaya yardımcı olmaktadır.
Baklanın Diğer Faydaları: Bir kısım sağlık uzmanları baklanın etkili bir idrar söktürücü olduğunu belirtirler. Bu özelliği sayesinde idrar yolu enfeksiyonlarını giderebilir. Bu özelliği ayrıca böbrek kumlarının oluşmasına engel olabilir. Bakla cilt sağlığını koruma noktasında da önemli rol oynar. Etkili bir antioksidan olarak cilde zarar veren serbest radikallerin etkisini azaltır.
Genel anlamda böbrek sağlığına faydalı olan bakla aynı zamanda böbrek ağrılarının azalmasına yardımcı olabilmektedir. Baklanın diğer önemli özelliklerinden bir tanesi de romatizma ve siyatik romatizmaya iyi gelmesidir.